"- bond... james bond." kalıbını lugatımıza katmış, yıllar yılı bir çok aktörün canlandırdığı, özenilen teknolojiye sahip film kahramanı.
devamlı atraksiyondan atraksiyona koşar. bir gün de evde ayaklarını uzatıp tv izlediği görülmemiştir. varsa yoksa profesörün yaptığı kementli şemsiyeyle balkonlardan atlıyayım, yok o olmazsa lazer bozucu saatimle gizli mekanlara dalayım, yok o da olmadı sapında bıçak olan gözlüğümle iplerimi keseyim kaçayım. bir kere de otur adam akıllı bi kafede çayını, çorbanı iç! yok arkadaş. illa ki coşacak, illa atraksiyon, illa adrenalin. efendi olayım yok. ne kadar bond karakterini canlandıran adam varsa hepsi aynı. birisi de demiyor ki; " ben adam gibi, hulusi kentmen edasıyla varaklı koltuğuma oturup, altın çizgili ajda bardağımda bitki çayımı içecem." varsa yoksa cüneyt arkın, varsa yoksa kartal tibet.
burdan yeni bond adamına seslenmek istiyorum;
"- bond musun rus ajanı mısın belli değil! sarışın bond mu olur lan? kemal sunal' ın yerine hiç mehmet aslantuğ'un oynadığını gördün mü sen? en az bu önerme kadar alakasızsın o filmde."

en karizma bond da şan kaniridir benim gözümde!

